Loading...
Menü
Türkiye’de Alzheimer hastalığının hiç de azımsanamayacak oranda görüldüğünü ve ailesinde hastalık öyküsü olan kişilerin nöroloji uzmanına başvurması gerektiğini belirten uzmanlar, egzersiz, spor ve sağlıklı beslenme ile hastalığın başlama yaşının geciktirilebileceğini ve semptomların daha hafif seyredebileceğini söyledi.

Medova Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Aysun Hatice Akça Karpuzoğlu, Alzheimer hastalarında tedaviler ile unutkanlıkları, kişilik değişikliklerini, davranışsal değişiklikleri bir nebze azaltabildiklerini belirtti. Dr. Karpuzoğlu, eğer kişilerin günlük yaşam aktivitesini etkileyen, kişinin kendisinden, çevresinden uzaklaşmasına ve yabancılaşmasına neden olan bir unutkanlık varsa ya da fonksiyonelinde zayıflama varsa mutlaka Alzheimer açısından bu hastaların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karpuzoğlu şöyle konuştu:

 

“Alzheimer hastalığı unutkanlığa, bilinçsel fonksiyon bozukluklarının eşlik ettiği en sık görülen bunama tipidir. Ülkemizde de bu hastalık hiç de azımsanmayacak oranda görülüyor. 500 bin Alzheimer hastası şu anda tedavi oluyor. Bu çok yüksek bir oran. Görünürde tedavi olan hasta sayısı bu. Muhtemelen tedavi almayan hasta sayısı da bir o kadar vardır. Bu hastalığın belirtileri ilk planda unutkanlık olup, özellikle yakın geçmişin, yakın bilgilerin hafızaya kayıt edilememesi şeklindedir. Ama ilerleyen süreçte kişinin çevresine ve kendisine yabancı hissetmesine neden olacak düzeye varabilir. Zamanla unutkanlık kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyecek düzeye ulaşabilir. Bu aşamada kişide beceri kaybı da olur. Örneğin çok güzel, çok iyi yaptığı işleri yapmakta zorlanma, evinin adresini karıştırma gibi. Kendi evinde yabancı gibi hissedecek noktaya kadar ilerleyebilir. Unutkanlığın yanı sıra hastalarda karakterde değişme, davranış değişiklikleri de olabilir. Aşırı sinirlilik-sakinlik, çok yeme-iştah kapanması, içe kapanma-dışa dönük olma gibi. Hastalarda bazen sosyal inhibisyon kaybına bağlı uygunsuz davranışlar da görülebilir. Bazı hastalarda kendine zarar gelebileceği, hırsızlık yapıldığı, aldatıldığı şeklinde patolojik düşünce bozuklukları, kıskançlık olabilir. Zamanla planlama ve muhakemede bozulmalar da olabilir. Depresyon, aşırı neşe şeklinde duygulanım bozuklukları, hesap yapmada zorlanma, konuşmada zorlanma şeklinde semptomlar da olabilir.”

 

“Alzheimer hastalığı genetik geçişi de olan bir hastalıktır”

 

Hastaların genelde ileri evrede hastaneye başvurduğunu belirten Karpuzoğlu, “Tabii genelde biz hastaları ileri evrede görüyoruz. Bazen de bu hastalar, doğal yaşlılık sürecinde unutkanlıklar nedeniyle çok göz ardı edilebiliyor. Alzheimer hastalığı genetik geçişi de olan bir hastalıktır. Yani unutkanlığı olan bir kişi, ailede de Alzheimer öyküsü varsa bu açıdan hastalığın olabileceği düşüncesiyle mutlaka nöroloji hekimine başvurmalı. Hastalıkta beyinde, özellikle hafıza merkezi olmak üzere beynin bazı bölgelerinde anormal protein birikimine bağlı hücre ölümü oluyor. Ama biz bunu önleyebiliyor muyuz, hayır önleyemiyoruz. Çünkü hastalık ortaya çıkmadan onlarca yıl öncesinde beyinde protein birikimi ile birlikte hücre ölümü başlıyor. Hücre ölümü belirli bir noktaya geldikten sonra hastalarda unutkanlıklar, yapacağı işleri yapmakta zorlanma, planlamada zorlanma, yemek yapan bir kişinin çok güzel yaptığı o yemeği yapamaması gibi ya da bir tamir becerisinde zayıflama gibi ya da planlama programlama ile ilgili bir takım zayıflamayla kendini gösterebiliyor. İleri aşamada bu hastalarda kişilik değişiklikleri oluşabiliyor ve biz genelde ileri aşamada hastaları görüyoruz. Bu açıdan eğer kişinin günlük yaşam aktivitesini etkileyen, kişinin kendisine, çevresine uzaklaşmasını, kendisine ve çevresine yabancılaşmasını sağlayan bir unutkanlık varsa ya da fonksiyonelinde zayıflama varsa mutlaka Alzheimer hastalığı açısından bu hastaların değerlendirilmesi lazım” dedi.

 

‘‘Hastalığın kesin tedavisi yok ama yardımcı tedaviler herkes için hayat kalitesini arttırabilir”

 

Nöroloji Uzmanı Dr. Aysun Hatice Akça Karpuzoğlu, hastalığın kesin bir tedavisi olmadığını belirterek, tedavi ile unutkanlıkları, kişilik değişikliklerini, davranışsal değişiklikleri tamamen ortadan kaldıramadıklarını ancak bir nebze azaltabildiklerini dile getirdi. Karpuzoğlu, “Verdiğimiz tedavi ile kişinin günlük yaşamı olumlu etkilendiği gibi hasta yakınının yükünü de azaltabiliyoruz. Bu açıdan hastaların tedavisi ve erken tedavi çok önemlidir. Tedavide beyindeki eksilen maddeyi yerine koymaya çalışarak ya da eksilen maddenin yaptığı etkiyi ortaya çıkaracak ilaçlar vererek bu hastalarda, hastanın yakınına düşen yükü azaltıyoruz. Bir yakınınızın olduğunu düşünün; unutkanlıklarının başladığın, sizi tanımadığını, annenizin, babanızın sizi tanımadığını, size yabancılaştığını düşünün. Yeri geldiğinde kendisini bile tanımadığını, eşini tanımadığını, eşini kardeşi zannettiğini. Bu hastada en azından davranışsal semptomların azalması, kişinin en azından yakın çevresini hatırlaması açısından tedavi çok önemli” ifadelerini kullandı.

 

“Her unutkanlık Alzheimer değildir’’

 

Karpuzoğlu, egzersiz, spor ve sağlıklı beslenme ile hastalığın başlama yaşının geciktirilebileceğini, semptomların daha hafif seyredeceğini belirterek, “Genel anlamda sağlıklı bünye için bazı öneriler vardır. Sağlıklı beslenme, spor yapma, fiziksel ve zihinsel egzersizler yapma. Alzheimer hastalığı da sağlıklı bireyin yapması gereken şeyleri yapmakla, başlangıç yaşı olarak ötelenebilecek bir hastalık. Fiziksel egzersiz, günlük 45 dakika yürüyüş yapmak, sağlıklı beslenme ve Akdeniz tipi beslenmenin Alzheimer hastalığı için koruyucu olduğu biliniyor. Aynı zamanda zihinsel egzersizler yapmak, bulmaca çözmek, sudoku çözmek, sürekli zihni meşgul edecek bir şeyler yapmaya çalışmak, yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmak, çeşitli kurslara gitmek, aktivitelere katılmak, motivasyonun canlı tutulması Alzheimer hastalığı ve aslında genel anlamda genel sağlık açısından koruyucu yöntemlerdir” diye konuştu.