Obezite ve kilo fazlalığı, modern çağın bize armağanı (!) olan sağlık sorunlarıdır. Yanlış beslenme (fast food vb.) ve teknoloji ilerledikçe giderek daha hareketsiz hale gelen yaşam tarzımız bu sorunun altında yatan başlıca faktörlerdir. Obezite sadece estetik bir sorun oluşturmamakta, organik ve psikolojik birçok rahatsızlığın doğrudan sebebi ya da hızlandırıcı / tetikleyici faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Obezitenin özellikle diyabet, hipertansiyon ve kanserle bir sebep-sonuç ilişkisi içinde olduğu iyi bilinmektedir.

Obezite; gerek hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve diyabet gibi diğer risk faktörlerini yanında getirmesinden, gerek ise vücutta ve damar duvarında düşük dereceli ve kronik inflamasyon (bir tür iltihap durumu) oluşturmasından dolayı kalp-damar hastalıklarının gelişmesine yol açmaktadır. Bütün bu bulgular ışığında kilo fazlalığı ve obezitenin; sadece kalp – damar hastalıklarına yakalanma riskini arttırmadığını, aynı zamanda bu hastalıklara daha erken yaşlarda yakalanmaya yol açarak yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Bu sorunun çözümü, toplumun çocukluk çağından itibaren obezite ve yol açtığı tehlikeler konusunda bilinçlendirilmesinde yatmaktadır. Erken yaşlarda kazandırılacak sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarıyla, obezitenin ve beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının önlenmesi mümkün olabilecektir.