Author medova

Birim Tanıtımı

Hastanemizin röntgen departmanı, çağdaş ve modern cihazlarla donatılmış olup tüm normal vücut organlarının (mide, böbrek, akciğer, kemik vb.) direkt grafilerinin yanı sıra çift kontraslı tetkikler yapılabilmektedir. Röntgen ünitemizde 2 adet TV ekranlı, uzaktan kumandalı, her türlü ilaçlı ve direkt grafilerin çekildiği, anjiyografinin yapılabildiği röntgen cihazı ile; ameliyathanelerimizde, ameliyat esnasında ve hasta yatak başında film çeken ‘seyyar röntgen’ ve ‘C kollu röntgen’ cihazlarımız da mevcuttur. Otomatik banyo cihazı sayesinde çekilen filmler 3-5 dakikada hastalarımıza verilebilmektedir.

ULTRASONOGRAFİ

Ultrasonografinin teşhisteki yerinin tartışılmazlığı herkesçe kabul edilmiştir. Radyoloji Ünitemizde; karaciğer, safra kesesi, böbrekler gibi batın ultrasonografik tetkiklerin yanı sıra yüzeysel incelemeler de yapılmaktadır. Örneğin; tiroid, meme, testis vb.). Transvaginal yöntemle kadın-doğum ile ilgili tüm ayrıntılı ultrasonografik incelemeler uygulanmaktadır.

RENKLİ DOPPLER

Ultrasonografi Renkli doppler ultrasonografi cihazı geniş kapsamlı programları ile vasküler ve kardiak doppler incelemelerinde önde gelen bir cihazdır. Normal ultrasonografi cihazlarına göre anlamlı üstünlükleri olan renkli doppler ultrasonografinin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

Doku ve organların damarsal yapıları ayrıntılı olarak ortaya çıkar. Böylece tüm damarlardaki akım renkli olarak gözlemlenir, hızı ve dokularla ilişkisi tespit edilir.

Genel olarak bacak, boyun ve kol damarları incelenir.

Gebelikte, annenin ve bebeğin damarsal yapılarında ileri tetkik yapılır.

Tümoral olgularda ‘iyi huylu’, ‘kötü huylu’ ayrımını yapmak için kullanılır.

Kısırlıkta, erkeklerin bazı problemlerini incelemek için başvurulacak en değerli yöntemdir. Teknolojik yeniliklerin baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde renkli ultrasonografi cihazı ile erken teşhis ve tedavi konusunda yeni başarılar kazanılmıştır.

MAMOGRAFİ

Memenin radyolojik incelemesi yoluyla uygulanan bir tanı tekniğidir. Kontrast madde kullanılmadan gerçekleştirilir. Bu yöntem, memenin çeşitli hastalıklarını açıklığa kavuşturur. Özellikle kötü huylu tümörlere erken tanı konulmasını sağlar.

BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ

Bilgisayarlı tomografi x-ışını kullanılarak vücudun incelenen bölgesinin kesitsel görüntüsünü oluşturmaya yönelik radyolojik teşhis yöntemidir. Bilgisayarlı tomografi diğer x-ışın incelemelerine göre bazı avantajlara sahiptir. Özellikle organların, yumuşak doku ve kemiklerin şekil ve yerleşimini oldukça net gösterir. Ayrıca BT incelemeleri doktorlara basit bir kist (İçinde sıvı veya yarı sıvı madde bulunan etrafı çevrili kese şeklinde oluşum) ve solid tümör (bir kısım hücrelerin süratle çoğalması nedeniyle oluşan doku kitlesi, ur.) ayırıcı tanısında yardımcı olarak hastalıkların daha iyi değerlendirilmesini sağlar. Daha önemlisi, BT direkt grafilerden çok daha ayrıntılı görüntüler oluşturarak kanserlerin yayılımının değerlendirilmesinde yardımcı olur. Kanser yayılımı hakkında elde edilecek bilgiler doktorları kansere yönelik uygulanacak tedavi konusunda yönlendirerek kemoterapi, radyoterapi, cerrahi tedavi veya bunların belirli kombinasyonlarının kullanılıp kullanılmayacağıyla ilgili karar vermelerinde yardımcı olur. Böylece sağlam dokular, birçok faydaları olmakla birlikte ciddi yan etkileri olabilecek tedavi yöntemlerinin gereksiz müdahalelerinden korunmuş olur. BT, direkt grafilerle gösterilemeyen vücudun beyin gibi birçok kesiminin değerlendirilebilmesini mümkün kılmıştır. Ayrıca diğer görüntüleme yöntemlerinden daha erken ve doğru şekilde birçok hastalığın teşhisini sağlamıştır. Hastalıklar erken teşhis edildiğinde daha iyi tedavi edildiklerinden, BT bu üstün özellikleriyle doktorların birçok hayat kurtarmasına yardımcı olmuştur.

MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME (MR)

Halen tıbbi teşhis amacı ile kullanılmakta olan en ileri ve gelişmiş yöntem Manyetik Rezonans Görüntülemedir. Bu tetkik sistemi, geleneksel görüntüleme yöntemlerinden farklı olarak, insan vücudundaki doğal parametreleri (sıvılardaki ve dokulardaki su moleküllerinde yer alan hidrojen atomlarındaki protonları) kullanarak görüntü oluşturmaktadır. Bir MR görüntüsü insan vücudunun gerçek bir resmi gibidir. MR cihazı; büyük bir mıknatıs, radyo dalgaları ve anten kullanarak bu imajları oluşturur. MR cihazındaki mıknatısın gücü görüntü netliğini, elde olunan bilgi oranını ve inceleme süresini doğrudan etkilemektedir. Halen tıpta kullanılan MR cihazları 0.2 Tesla ile 3 Tesla arasında manyetik alan gücüne sahip cihazlardan oluşmaktadır.

Bir MR inceleme serisi, ortalama 3-10 dk sürer. Tam çekim ise kriterlere göre 20–60 dk arasında değişir. Bu süre içerisinde çok sayıda imaj elde edilir.

MR incelemesi gerekli güvenlik önlemleri alındığı takdir de hastaya herhangi bir risk oluşturmaz.

Tekniker otomatik olarak mıknatısın içerisine doğru hareket eden MR masasına hastayı yerleştirdikten sonra incelemeyi başlatır. MR incelemesi başladığında görüntülerin alındığı süre boyunca yüksek amplitutlu sesler işitilir. Hastanın hareketsiz yatması görüntülerin berrak elde edilebilmesi acısından çok önemlidir. Ses dışında hasta inceleme esnasında herhangi bir şey hissetmez. Belli incelemeler için bazı bulguları belirginleştirmek ya da bazı organları daha iyi görüntüleyebilmek amacıyla özel bir kontrast maddenin damar yolu ile enjeksiyonu gerekebilir. Buna incelemeyi yapan Radyoloji uzmanı hekim tetkik sırasında görüntülere bakarak karar vermektedir. Bu grup ilaçların hastaya her hangi bir istenmeyen etkisi söz konusu olmayıp, süratle böbrekler aracılığıyla vücuttan atılmaktadırlar. Enjeksiyondan sonra 1-3 adet ek çekim serisi incelemeyi tamamlamak amacıyla gereklidir.

MR yazılım sistemlerinde ulaşılan son gelişmelerin tümüne sahip olan cihazımızda, rutin inceleme süreleri son derece kısaltılmıştır.

BT KORONER ANJİYOGRAFİ

BT koroner anjiografi, erken tanı ile kalp krizi geçirmeden tedavi imkanı verir. Yöntemin yaygınlaşması ve geliştirilmesi ile pek çok sessiz seyreden koroner arter hastasına erken tanı ve tedavi imkânı sunar.

Koroner BT anjiografi ile koroner arterlerin yalnızca lümeni (kanın içinde bulunduğu kanal) değil, damar duvar yapısı, plak özellikleri, kalbin, kalp ve akciğerlerin ana atar damarlarının anatomisi ve yapısal bozuklukları incelenebilmektedir. Ayrıca fonksiyonel çalışmalar (kalbin çalışması ve yaptığı iş ile ilgili), neredeyse gerçek zamanlı sine (hareketli) görüntülerle değerlendirilebilmektedir.

Read More

Birim Tanıtımı

 

Ortopedi ve Travmatoloji; iskelet ve kas sisteminin travmatik, doğuştan ya da sonradan oluşan bozuklukları ile ilgilenen bir bölümdür. Çağdaş tıbbın ilerlemesi ile insan ömrü uzamış, bununla beraber eklem dejenerasyonu (Kireçlenme), ortopedik hastalıklar ve travmalara maruz kalma oranı artmıştır. İleri yaşlarda osteoporoza bağlı olarak kalçada, el bileğinde ve omurgada kırıklar meydana gelebilmekte ve bunlara uygulanacak tedavi yöntemleri de gelişmektedir.

Hastanemizde tüm kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları hem ortopedideki gelişmeler (Artroskopik Cerrahi, Artroplasti) hem de travmatolojideki yeni yöntemler takip edilerek son teknolojiye göre tedavi edilmektedir. Hastanemizde, uygulanan sağlık politikaları sonucu azalmış olan doğuştan kalça çıkığı ve çocuk felci sekellerinde ileri yaşlarda dahi başarılı girişimler yapılabilmektedir.

Read More

Birim Tanıtımı

 

Nöroloji; beyin, omurilik, omurilikten çıkan sinirler, bunların gittiği organlar ve kasların fonksiyonlarındaki yapıların bozukluklarıyla ilgilenen bilim dalıdır. Bu nedenle her hastalıkta tedavi şekli farklıdır. Nörologlar; beyin, omurilik ve çevre sinirlerin rahatsızlıklarının tedavisi ile ilgilenir. Sinir sistemi; vücudun idaresinde rol alan yapısı ve işleyişiyle çok karışık olan bir sistemdir. Bu sistemin incelenmesi, fonksiyonlarının aydınlatılması daha çok son yüzyılda olmuştur. Elektroensefalografi metodunun, bilgisayarlı beyin tomografisinin ve manyetik rezonans cihazının tıp alanında kullanılmaya başlanması, bu ilmin erken teşhis ve yerinde tedavi imkanlarını arttırmıştır.

Read More

Birim Tanıtımı

 

Kulak Burun Boğaz bölümümüz; orta kulak, kulak zarı, burun, boğaz ve yüz sinirleriyle ilgili, iç kulakla beyin arasında ortaya çıkan hastalıkların tanı ve tedavisinde en modern tıbbi cihazlarla ve deneyimli uzman kadrosuyla güvenilir ve kaliteli sağlık hizmeti vermektedir. Bölümde multidisipliner yaklaşım ile kulak, burun, boğaz ve ilgili baş-boyun hastalıklarının hem medikal hem de cerrahi tedavisi yapılmaktadır.

Read More

Birim Tanıtımı

Genel olarak göğüs sıkışması, çarpıntı, gaz şikâyeti, nefes darlığı, yorgunluk duygusu ve ender olarak ateş gibi çeşitli belirtilerle kendini belli eden kalp hastalıkları, dünyada ve ülkemizde başlıca görülen sağlık sorunlarından biridir. Kalp hastalıkları çok küçük yaşlardan, ileri yaşlara kadar geniş bir yaş aralığında ortaya çıkmaktadır.

Kardiyoloji Hastalıklarında Belirtiler

Kardiyoloji hastalıklarının belirtileri hastalığın çeşitlerine göre değişkenlik göstermekle beraber, yaygın olanları şunlardır:
  • Kalp çarpıntısı
  • Genellikle koroner arter hastalığına sahip kişilerde göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi
  • Kalp yetmezliğine bağlı olarak gelişen solunum güçlüğü, gece idrara çıkma ve gece sırt üstü yatınca nefes darlığı
  • Kalp kapakçıkları ile ilgili problemlerde ortaya çıkan nefes darlığı ve hemoptizi yani kan kusma
  • İmpotans yani sertleşme problemi
  • Yaygın olarak görülen kardiyolojik semptomlarından biri olan senkop yani bayılma
  • İstemsiz kilo kaybı

 

Kalp hastalıklarında kullanılan tanı yöntemleri

Elektrokardiyografi (EKG) : Non invaziv bir tanı yöntemi olan EKG kalpte oluşan elektriksel aktivitenin kaydedilmesidir. Kaydedilen bilgiler kalp kası ve sinirsel iletim sisteminin çalışması hakkında bilgi verir.

Efor Testi: Koroner arter hastalıklarının saptanmasında ve yaygınlığının belirlenmesinde kullanılan efor testi sonucunda semptomlar değerlendirilir ve hastalığın ciddiyeti belirlenir.

Holter EKG: 24 saatten daha uzun süre EKG kaydı gereken hastalarda uygulanan bir tanı yöntemidir

Akciğer Grafileri: Kalbin pozisyonu ve kardiyotorasik oranı hakkında önemli bilgilere ulaşılmasını sağlayan akciğer grafileri kalp hastalıklarında kullanılan önemli tanı yöntemlerinden biridir.

Ekokardiyografi (EKO) : Kalp yetmezlikleri ve kalp kapaklarındaki bozuklukların tanısında kullanılan EKO bir prop aracılığıyla kalp yapısının incelenmesini sağlar.

BT Koroner Anjiyografi: Koroner anjiyografi yapılamayan hastalarda uygulanan BT koroner anjiyografi genellikle tarama amacıyla da kullanılır.

Kardiyak Kateterizasyon: Koroner arter hastalıkların ve kapak hastalıklarının tanısında oldukça önemli bir tanı yöntemi olan kardiyak kateterizasyon ile invaziv yollarla kalpten biyopsi alınır ve kalp odalarının basınçları ölçülebilir.

 

Read More

Birim Tanıtımı

 

Genel kadın sağlığı, menopoz, gebelik takibi, riskli gebelikleri izleme, yardımcı üreme teknikleri ile kadınlık organları kanserleri gibi birçok alanda hizmet verilmektedir. Bu hizmetleri planlarken hastalığın ortaya çıkmadan önce önüne geçilmesi amacıyla kadın ve aile sağlığı için önemli olan pratik bilgiler paylaşılmaktadır. Ergenlikten başlayarak, menopoz dönemine kadar her yaştan kadının, tüm sağlık sorunlarının tanı ve tedavisi yapılmaktadır. Rutin kontroller ile önleyici hekimlik uygulamalarının da başarıyla gerçekleştirildiği poliklinik hizmetleri verilmektedir. Kadınlardaki enfeksiyon hastalıklarının taraması başta olmak üzere kasık ağrısı, adet düzensizliği, jinekolojik kanserlerin erken teşhisi için ultrasonografi incelemeleri, PAP-smear testi, kolposkopi ve rutin jinekoloji muayeneleri bölümümüzde yapılmaktadır.

Read More

Birim Tanıtımı

Modern Tedavi Yöntemleri İle Kadın Sağlığına Dair Her Şey

Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi; kadınlarda genital organlara ait kanserler ve kanser öncüsü lezyonlar ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanları, jinekolojik kanser tedavisi için kapsamlı bir uzmanlık eğitimi almaktadırlar. Bu nedenle,  jinekolog onkologlar, jinekolojik kanseri olan kadınların tanı konulmasından itibaren yaşamları boyunca, cerrahi ve kemoterapi tedavilerini ve palyatif bakımlarını düzenlemektedirler.

Jinekolojik Onkoloji Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşım

Jinekolojik onkoloji hastasının tedavisinde medikal onkolog, patolog, radyolog, radyasyon onkolojisi ve hemşirelerden oluşan uzman ekip kadrosu yer almaktadır. Jinekolojik Onkoloji bölümü içerisinde yer alan ve oldukça kapsamlı olan tanı ve tedavi yöntemlerinin deneyimli merkezler tarafından yapılması oldukça önemlidir.

Jinekolojik Onkoloji’nin İlgi Alanına Dahil Olan Hastalıklar

Kadın dış genital organı (vulva), rahim ağzı (serviks), uterus (rahim), yumurtalık (over) ve tubalardan kaynaklanan kötü huylu (malign) ve kötü huylu hastalıklara dönüşme riski taşıyan hastalıklar ile uğraşır ve tedavi eder.

Kadınlarda genital organlarla ilgili kötü huylu hastalıklardan korunulması, teşhisi ve tedavisi için multidisipliner bir yaklaşımla jinekolojik onkoloji alanına dair uygun yöntemler geliştirilir.

Jinekolojik Kanserlerin Tedavisini Nasil Planlıyoruz?

Erken evre endometriyum ve serviks karsinom vakalarında daha hızlı iyileşme ve daha az ağrıya yol açtığı için laparoskopik yaklaşım tercih edilmektedir.

Ameliyatlar sırasında hazır bulunan patoloji uzmanlarımız ile çıkarılan parçanın anında değerlendirilmesi (frozen section) sayesinde tanının konulması mümkün olabilmektedir.

Ameliyat sonrası tedavi kararları; radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, radyoloji ve patoloji gibi diğer branş uzmanları eşliğinde ortak görüş çerçevesinde alınmaktadır.

Jinekoloji Onkoloji Cerrahisinde Verilen Hizmetler

  • Rahim Ağzı (Serviks) Kanser Tedavisi
  • Rahim (Endometrium) Kanser Tedavisi
  • Yumurtalık (Over) Kanser Tedavisi
  • Periton (Karın Zarı) / Tuba KANSERLERİNİN TEDAVİSİ
  • Meme Kanseri Olan Hastaların Jinekolojik Takibi
  • Vulva / Vajen Kanseri Tedavisi
  • Nüks Kanserlerin Tedavisi
  • Metastatik Kanserlerin tedavisi
  • Rahim Ağzı Kanser Taramaları ve Problemlerin Tedavisi (Leep, Konizasyon)
  • Genital Siğillerin Tedavisi
  • HPV Pozitifliğinde Takip ve Tedavi
  • Kolposkopi
Read More

Birim Tanıtımı

Çocuk Cerrahisi ve Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi

Çocuk Cerrahisi, gebelik döneminden başlayıp ergenlik çağını da içine alan bir yaşam süresi içerisinde görülen ve cerrahi girişimle düzeltilebilen hastalıkların önlenmesi, tanısı ve tedavisi ile uğraşan bir tıp uzmanlık dalıdır. Bu hastalıklar doğumsal bozukluklara bağlı oluşabileceği gibi doğumda var olmayıp sonradan da (çocukluk döneminde) ortaya çıkabilirler.

Kazalar, tümörler ve enfeksiyöz/iltihabi durumlar sonradan oluşan hastalıkların belli başlılarıdır. Çocuk cerrahisi ile ilgili hastalıklar genellikle solunum, sindirim ve boşaltım/üreme sistemlerini etkilemekte olup karın duvarı/kasık bölgesi, deri, yumuşak dokular ve baş/boyun bölgesinden de köken alabilirler.

Çocuk cerrahisinin ilgi alanına giren hastalıkların bazılarında ameliyata gerek kalmadan tedavi mümkünken, çoğunda; açık ya da kapalı (endoskopik) yöntemle uygulanan ameliyatların yapılması gerekmektedir. Bu ameliyatlar, genellikle, belli bir araştırma ve hazırlık döneminden sonra yani “elektif” koşullarda yapılırken, bazı durumlarda yaşamı kurtarmak veya organ ve dokuları korumak için “acil” koşullarda ameliyat yapılması gerekmektedir.

Çocuk cerrahisi uzmanı, yukarıda belirtilen tüm durumları; almış olduğu eğitim, edindiği deneyimler ve elindeki olanaklar (ekip ve ekipmanı) temelinde sentezleyip çocuğun sağlığı için en uygun şekilde kullanır. Bunu yaparken çocuğun haklarına saygılı davranması en önemli özelliklerinden birisidir.

Çocuk cerrahlarının uğraştığı belli başlı hastalıklar; doğumsal ve edinsel olmak üzere iki grup halinde özetlenebilir.

Doğumsal Hastalıklar

Annenin çocuğa gebe olduğu dönemde başlayan bu hastalıklar; baş, boyun, göğüs, karın, anüs (makat), kasık ve genital bölgelerden köken almış olabilir. Bu grupta yer alan belli başlı hastalıklar:

  • Yemek borusunun doğuştan tıkalı olması ya da yokluğu (Özofagus Atrezisi),
  • Karın ve göğüs boşluğunu ayıran zarın delik olması (Diyafragma Fıtığı),
  • Bağırsakların belli bir bölümünün tıkalı olması (İntestinal Atrezi),
  • Karın ön duvarının açık olması ve karın içi organlarının buradan dışarı çıkması (Omfalosel, Gastroşizis),
  • Göbek fıtığı (Umbilikal Herni),
  • Dışkı yapılan yerin kapalı olması (Anal Atrezi),
  • Safra yollarının yokluğu (Biliyer Atrezi),
  • Üst idrar yollarındaki darlıklara bağlı böbrek genişlemeleri (Hidronefroz),
  • Alt idrar yolundaki darlıklar (Posterior Üretral Valf),
  • İdrar deliğinin açılma yeri ile ilgili bozukluklar (Hipospadias, Epispadias),
  • Testisin yerinde olmayışı (İnmemiş Testis),
  • Cinsiyet gelişim bozuklukları.

Edinsel Hastalıklar

Doğum sırasında var olmayıp, erişkinliğe doğru devam eden süreçte çevresel etkenlere veya gelişimsel bozukluklara bağlı olarak sonradan ortaya çıkan bu hastalıkları birkaç alt grupta sınıflandırmak mümkündür.  Bu hastalıklar; baş, boyun, göğüs, karın, anüs (makat), kasık ve genital bölgelerden köken alabilirler. Kazalar, tümörler ve enfeksiyöz hastalıklar bu gruba girerler.

Çocuk Ürolojisi

Bireyin anne karnından başlayıp ergenlik sonuna kadar devam eden yaşam sürecinde görülen ve boşaltım/üreme sistemini (genitoüriner sistemi) etkileyen hastalıkların önlenmesi, tanısı ve tedavisi ile uğraşan bir tıp uzmanlık dalıdır. Bu hastalıklar, anne çocuğa hamileyken başlayabildiği gibi, diğer bir deyişle doğumsal olabildiği gibi çevresel/gelişimsel etkenlere bağlı olarak sonradan da ortaya çıkabilir yani edinsel de olabilir.

Günümüzde, gebeliklerin daha yakın ve dikkatli izlenmesinin bir sonucu olarak çocuk ürolojisi ile ilgili doğumsal hastalıklara daha erken tanı koyulabilmekte, dolayısıyla daha etkin bir izlem ve tedavi yapılabilmektedir. Bu grupta yer alan belli başlı hastalıklar:

  • Üst idrar yollarındaki darlıklara bağlı böbrek genişlemeleri (Hidronefroz),
  • Böbreğe idrar kaçması (Vezikoüreteral Reflü),
  • İdrar kanalında darlık (Üreterovezikal Darlık),
  • Alt idrar yolundaki darlıklar (Posterior Üretral Valf),
  • İşeme bozuklukları (Disfonksiyonel İşeme),
  • İdrar deliğinin açılma yeri ile ilgili bozukluklar (Hipospadias, Epispadias),
  • Sünnet derisi hastalıkları (Fimozis, Parafimozis, Balanit),
  • Testisin yerinde olmayışı (İnmemiş Testis), cinsiyet gelişim bozuklukları.

Bunların dışında, boşaltım/üreme sistemini ilgilendiren gerek kazalara bağlı yaralanmalar, gerekse tümör ve enfeksiyöz hastalıklar da çocuk ürolojisi alanı içerisine giren edinsel (doğumdan sonra oluşan) hastalıklardır.

Read More