Kedi alerjisi, evcil hayvan alerjileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Kedilerin özellikler salyalarında, idrar ve terlerinde bulunan proteinler, bazı insanlarda bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olabilir. Kedi alerjisi, evde kedi besleyen kişilerde yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ancak doğru önlemler ve tedavi yöntemleriyle bu durumla başa çıkmak mümkündür.
Kedi Alerjisi Belirtileri
• Burun kaşıntısı, tıkanıklığı, akıntısı ve hapşırma
• Gözlerde sulanma, kızarıklık ve kaşıntı
• Boğazda kaşıntı
• Öksürük, nefes darlığı ve hırıltılı solunum
• Ciltte döküntüler ve kaşıntı (kedinin temas ettiği bölgelerde)
Bu belirtiler, kedilerle temas halinde veya kedilerin bulunduğu ortamda daha belirgin hale gelebilir.
Kedi Alerjisi Tedavisi
Kedi alerjisi için çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Alerjen maruziyetini azaltma, antihistamin ve burun spreyleri gibi ilaçlar, alerji semptomlarını hafifletmede etkili olabilir. Ancak, daha kalıcı bir çözüm arayanlar için alerji aşısı (immunoterapi) önemli ve etkili bir tedavi yöntemidir.
Alerji Aşısı (İmmunoterapi)
Alerji aşısı, kişinin bağışıklık sistemini kedi alerjenine karşı duyarsız hale getirmek için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Aşama aşama ve düşük dozlarda cilt altına alerjen (aşı) enjekte edilerek bağışıklık sistemi alıştırılır ve zamanla alerjik reaksiyonlar azalır. Alerji aşıları genellikle birkaç yıl süren bir tedavi sürecini içerir, ancak semptomları önemli ölçüde azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.
Daha detaylı bilgi almak, Alerji ve İmmünoloji uzmanımızdan randevu oluşturmak için 444 86 82 iletişim numaramızdan ulaşabilirsiniz.
İyi huylu prostat büyümesi (BPH), erkeklerde yaş ilerledikçe sık görülen ve idrar yapma zorlukları gibi şikayetlere yol açabilen bir durumdur. Prostatın büyümesi, mesane çıkışını daraltarak idrar akışını zorlaştırır ve sık idrara çıkma, gece idrara kalkma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomlara neden olur. BPH tedavisinde çeşitli yöntemler uygulanmakta olup, son yıllarda öne çıkan yöntemlerden biri de Rezum su buharı tedavisidir.
Rezum Su Buharı Tedavisi Nedir?
Rezum, prostat dokusunun küçültülmesi amacıyla su buharı kullanılarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. Bu tedavide, ince bir kateter yardımıyla prostat dokusunun içine su buharı verilir. Su buharı prostat hücrelerine nüfuz ederek, hücrelerin büzüşmesine ve zamanla ölmesine neden olur. Bu sayede prostat küçülerek idrar yollarındaki baskı azalır ve hastaların şikayetleri hafifler.
Tedavinin Avantajları
- Minimal İnvazivdir: Rezum tedavisi cerrahi bir müdahale gerektirmez ve genel anestezi kullanılmadan uygulanabilir. İşlem, genellikle lokal anestezi veya sedasyon ile yapılır.
- Hızlı İyileşme Süreci: Hastalar, işlem sonrasında kısa bir sürede normal aktivitelerine dönebilirler. Genellikle hastanede yatış gerektirmez ve birkaç gün içerisinde günlük yaşama devam edilebilir.
- Cinsel Fonksiyonların Korunması: Rezum tedavisi, diğer bazı BPH tedavi yöntemlerinin aksine, cinsel fonksiyonlar üzerinde olumsuz bir etki yaratmaz. Bu, özellikle cinsel hayatını korumak isteyen hastalar için önemli bir avantajdır.
- Uzun Süreli Etki: Klinik çalışmalarda, Rezum tedavisinin prostat büyümesi semptomlarını uzun vadede etkili bir şekilde azalttığı gösterilmiştir.
Kimler İçin Uygundur?
Rezum su buharı tedavisi, özellikle ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen, cerrahi müdahaleye uygun olmayan veya ameliyat olmak istemeyen hastalar için ideal bir seçenektir. Prostatın büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörler, tedavinin uygunluğunu belirlemede etkili olacaktır. Doktor tarafından yapılan detaylı bir değerlendirme sonrasında, Rezum tedavisi için uygun olup olmadığınız netleştirilir.
İşlem sonrasında bir süre idrar sondası kullanılması gerekebilir. Bu süre, hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç gün ile bir hafta arasında değişir. İlk günlerde idrar yaparken hafif bir rahatsızlık hissedilebilir, ancak bu şikayetler zamanla azalır. Tedavi sonrası ilk etkiler, birkaç hafta içerisinde görülmeye başlar ve tam iyileşme süreci birkaç ay sürebilir.
İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde Rezum su buharı tedavisi, düşük riskli ve etkili bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Bu yöntem, prostat dokusunu küçültürken yaşam kalitesini artırır ve cinsel fonksiyonları korur. Hızlı iyileşme süreci ve minimal invaziv yapısı sayesinde, birçok hasta için cazip bir tedavi seçeneğidir.
Prostat büyümesi şikayetleriniz varsa ve tedavi seçeneklerini değerlendirmek istiyorsanız, 444 86 82 iletişim numaramızdan üroloji uzmanımıza başvurarak Rezum su buharı tedavisinin sizin için uygun olup olmadığını öğrenebilirsiniz.
İyi huylu prostat büyümesinde kullanılan yenilikçi ve başarılı bir yöntem: Rezum Su Buharı Tedavisi
Konvektif su buharı enerjisiyle çalışan Rezūm™ Sistemi, su buharında depolanan termal enerjiyi kullanır ve iyi huylu prostat hiperplazisine (BPH) sekonder olan alt idrar yolu semptomlarına (LUTS) neden olan tıkayıcı dokunun bulunduğu prostat bezi bölgesine hedef odaklı ve kontrollü dozlarla enerji uygular.
9 saniyelik tedavilerin her birinde 0,42 ml’lik ısıtılmış steril su buharı kullanılır ve buhar doku boşluğuna hızlı ve düzgün bir şekilde dağılır. Su buharının yoğuşması, depolanan termal enerjinin salınmasına yol açar. Hücre zarları denatüre edilerek hücreler öldürülür, damar düzeni kapatılır, tedavi bölgesindeki alfa adrenerjik sinirlerin denervasyonu sağlanır ve böylece tekdüze ve tahmin edilebilir bir tedavi elde edilmiş olur.
Kesip çıkarılmış bu doku zamanla vücudunuzun doğal iyileşme yanıtı tarafından yeniden emilir, bu da doku hacmini azaltarak üretranın açılmasını ve alt idrar yolu semptomlarının giderilmesini sağlar.
Üroloji Doç. Dr. İbrahim BULDU, iyi huylu prostat büyümesinde tedavi yöntemi olan Rezum su buharı ile ilgili bilgiler verdi.
Hollanda’da yaşayan ve boyun seviyesinde oluşan omurilik erimesine bağlı yürüyemez hale gelen 56 yaşındaki gurbetçi hastamız, hastanemizde Prof. Dr. Erdal Kalkan önderliğinde geçirdiği omurilik ameliyatıyla iyileşti.
Amsterdam’da yaşayan hastamız, 3 yıl önce ellerinde ve kollarında uyuşma başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklar yaşamaya başladı.
Hastamıza başvurduğu bir hastanede, şikayetlerinin psikolojik olduğu söylenerek antidepresan tedavisi uygulandı. Şikayetleri artmaya devam edince bir başka hastaneye başvuran hastamız orada da sinir sıkışması tanısıyla el bileğinden ameliyat edildi.
Zamanla, yürüyemez, günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelerek tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamını sürdürmeye başlayınca, çareyi Türkiye’de Medova Hastanesi’nde aramaya karar verdi.
Prof. Dr. Kalkan, hastanın muayeneye tekerlekli sandalyede şiddetli ağrılarla ve uyuşmalarla geldiğini söyledi.
Kol ve bacaklarında ileri derecede kuvvet kaybı olan hastanın, boynundan hareketli MR’lar çektiklerini anlatan Kalkan, şöyle konuştu:
“Tetkik sonuçlarında omuriliğin boyun seviyesinde eridiğini gördük. Buna ‘servikal spondilotik myelopati’ denir. Bu hastalık, süreç içinde giderek kötüleşiyor. Omurilikte meydana gelen hasar da geriye dönmez. Son derece tehlikeli ve zamanında müdahale edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Tanıyı koyduğumuz andan itibaren cerrahisini de planladık. Omurilik sıkışıklığını kaldırdık. Omurga kanalını, boynun arka tarafından yaptığımız ameliyatla genişlettik. Mini plak ve vidalar da kullandık.”
Kalkan, ameliyatın ertesi gününden itibaren, hastanın ağrılarında belirgin düzeyde azalma olduğuna dikkati çekerek, “Hastamızı 3-4 gün sonra taburcu ettik. Fizik tedavisine de bir an önce başlamasını önerdik. Hastamız, ikinci hafta kontrolünde artık bize yürüyerek geldi ve yüzü gülüyordu. Birinci ay kontrolüne de son derece mutlu geldi. Belirgin düzeyde iyileşmesi mevcut. 2-3 ay daha fizik tedavi süreci devam edecek.” ifadelerini kullandı.
“Tekrar yürüyemeyeceğimden çok korkuyordum”
Gurbetçi hastamız yeniden ayağa kalkabildiği için çok mutlu olduğunu belirterek, “Hiçbir şey yapamıyordum. Tekrar yürüyemeyeceğimden çok korkuyordum. Doktorum, ‘Birkaç ay daha gelmeseydiniz hiçbir şey yapamazdık.’ dedi. Yeniden hayata tutundum. Her şeyimi artık kendim yapabiliyorum. Çocuklarımla, eşimle, mutlulukla, sevinçle güzel günler beni bekliyor.” diye konuştu.
Medova Hastanesi’nde sağlığına kavuşan hastamıza sağlıklı ve mutlu bir hayat dileriz.


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), %61 i Afrika olmak üzere 116 ülkeden 100 000 e yakın vaka, şimdiye dek 208 ölüm bildirilmesi ve afrikadan sonra Kolombia, Avustralya, İspanya, İsveç’te de görülmeye başlanan ‘Maymun Çiçeği Virüsü’ (M çiçeği virüsü/Mpox) sebebiyle küresel çapta acil durum ilan etti.
2022’deki ilk salgında ölüm oranının yüzde 1’in altındayken şu anda yüzde 5 civarlarına yükseldi. Türkiye’de ilk kez 2022 yılında bir kişide tespit edilmişti, yeni tip Mpox virüs henüz ülkemizde görülmedi.
BULAŞMA
Ortopoksvirüs cinsine ait bir virüs olup, sincap fare, primat gibi hayvanlar ve insanlardan bulaşır. Uzun süreli yakın temas ile birlikte solunum damlacıklarının yayılması (hapşırma), Yatak örtüsü, bez, battaniye veya kişisel eşyalara temas, Ten teması, Hayvanların salyaları, tırmalaması, ısırması ve virüse sahip hayvanın etinin yenmesi bulaş yollarıdır.
Semptomları genellikle virüsü kaptıktan sonraki 3 hafta (ortalama 6-13 gün)içinde kendini gösterir ve kişi grip gibi mpox belirtilerinden birini göstermeye başladıysa genellikle 1-4 gün sonra cilt döküntüleri gelişir. Hastalık ile ilgili veriler, kişilerin belirtiler başlamadan 4 gün öncesinden, döküntüler kabuklanıp düşene kadar bulaştırabildiğini göstermektedir.
Mpox VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELERDİR?
- Ateş
- Yüzde, ağız içinde; el, ayak, göğüs, genital bölge, anüste sivilce veya kabarcığa benzer, içi su dolu olabilen döküntü.
- Halsizlik, baş ve sırt ağrısı
- Öksürük, burun tıkanıklığı (solunum yolu problemleri)
- Üşüme ve titreme
- Yaygın kas ağrıları
- Ağır formlarda; pnömoni, görme kaybı, sepsis ve ansefalit (beyin iltihabı) gelişebilir.
TANI
Ciltte ortaya çıkan lezyondan alınan örnek doku ile yapılacak PCR (polimeraz zincir reaksiyonu) testi ile maymun çiçeği virüsü teşhis edilebilir. Eğer ciltte yara oluşmadı ise ve buradan örnek alınamadıysa, anal veya rektal sürüntü alınarak da test almak mümkündür.
HASTALIKTAN KORUNMANIN EN BASİT YOLU
1980 öncesinde doğanlar ve çiçek aşısı olanların (ön kol dış yüzde yuvarlak skar izi) virüse karşı (%85) dayanıklıdır.
Maymun çiçeği virüsünden korunmanın en basit yöntemi çiçek aşısı olmaktır.2 doz şeklinde uygulanır. Tanımadığınız kişilerle cilt temasından ve özel eşyalarını ellemekten kaçının. Virüs taşıyabilme riskine sahip hayvanlara yaklaşmayın. Hasta olan biriyle temas ettiğiniz şüphesine kapıldığınızda en kısa sürede ellerinizi sık sık sabun ve suyla dezenfekte edin. Kişisel hijyeninize önem gösterin.
Eğer kendinizde Maymun Çiçeği Virüsü belirtilerini gözlemliyorsanız derhal bir sağlık kuruluşuna başvurun.
Konyaspor yönetimi, sağlık sponsoru Medova Hastanesi’nin yönetimiyle öğle yemeğinde bir araya geldi.
Medova Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Seçkin Olcay, spora ve sporculara desteği artırarak sürdürme kararlılığında olduklarını belirtti. Bu sponsorluk anlaşmasından gurur ve mutluluk duyduğunu ifade eden Olcay, Konyaspor’a başarılar diledi. Etkinlik, Medova Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı’nın Konyaspor Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Korkmaz’a hediye takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.


Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ile Türkiye’nin önde gelen özel sağlık kuruluşlarından Medova Hastanesi arasında Tıp Fakültesi öğrencilerine yönelik afiliasyon protokolü imzalandı.
Protokol törenine, KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Ramazan Biberci, Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran, Rektör Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Mütevelli Heyeti Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Medova Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Seçkin Olcay, Medova Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Demirel, Medova Hastanesi Başhekimi Dr. Fatma Mine Karaman, Medova Hastanesi İşletme Müdürü Fatih Mustafa Temel ve beraberlerindeki heyet katıldı.
KTO Karatay Üniversitesi ile Türkiye’nin önde gelen özel sağlık kuruluşlarından Medova Hastanesi arasında Tıp Fakültesi öğrencilerine yönelik afiliasyon protokolü imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında, klinik becerilerini geliştirecek olan öğrenciler, tecrübeli hekimlerden çağdaş ve bilimsel tıp pratiğinin nasıl yapılması gerektiği konusunda eğitim alacak.




Medova ailesi olarak Kurban Bayramı öncesi Başhekimimiz Uzm. Dr. F. Mine Karaman önderliğinde Medova geleneğimiz olan bayramlaşma buluşmamızı gerçekleştirdik.🍬
Sağlıkla ve mutlulukla nice bayramlara!







