Author Ezgi Er

26 Haftalıkken dünyaya merhaba diyen Efnan Ela bebek, doğar doğmaz Prof. Dr. Rahmi Örs önderliğinde yenidoğan yoğun bakım ünitemizde tedavi edilmeye başlandı. Erken doğan bebeklerde kalıcı görme kaybına neden olan prematüre retinopatisi hastalığı teşhisi konulan Efnan Ela bebek, Prof. Dr. Berker Bakbak önderliğinde başarılı geçen ameliyatın ardından 67 günlükken taburcu edildi.

Gebeliği boyunca erken doğum riskinin olduğunu bildiğini dile getiren Efnan Ela bebeğin annesi; “Erken geleceğini biliyordum ama bu kadar erken geleceğini tahmin edemiyordum. İlk bebeğimiz olduğu için hamileliğimi öğrendiğim günden beri hazırlığım vardı. İlk bebek, ilk heyecan, gördüğüm şeyleri alıyordum ama mobilya almamıştık. Prematüre doğduğu için aldığımız kıyafetleri giydiremedik.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti;

“67 gün hastanede geçti. Çok zorlu bir süreçti. Bu süreci sadece prematüre anneleri anlayabilir. Annelik her zaman bir kahramanlıktır ama prematüre annesi olmak süper kahramanlıktır. Bu kapıda beklemek çok zordu. Onu bırakıp eve dönmek çok acı verici bir duyguydu. Burada Efnan Ela’ya yapılan tedavinin yanında bana da psikolojik olarak çok destek olundu. Bebeğini bırakıp gidiyorsun, risk çok fazla ama hemşireler, Rahmi hoca ailemiz gibi oldu. Benim karnımda büyümesi gereken zamanda burada bilgili bir doktorla ve tecrübeli hemşirelerle büyüdü.”

Dünyaya 970 gram olarak gelen bebeğinin 1900 gram olarak taburcu edildiğini belirten anne, kucağına alıp eve gittikten sonra da ekiple iletişiminin devam ettiğini söyledi. Efnan Ela’nın gözlerinden bir operasyon geçirdiğini, artık 9 aylık sağlıklı bir bebek olduğunu belirterek “Şu an bu kapıda bekleyen belki binlerce anne var. Onlara, ‘Hiç korkmayın. Ben çok ağlıyordum ama bu süreç bitiyor.’ diyebilirim.” ifadelerini kullandı.

Hastanemizin yenidoğan yoğun bakım ünitesi sorumlusu Prof. Dr. Rahmi Örs, Efnan Ela doğduğunda akciğer gelişimi için gerekli tedavilerin uygulandığını anlatarak şunları kaydetti:

“33 günlük entübasyon sürecinden sonra 67 gün ünitemizde misafir ettik, sonra sağlıkla mezun ettik. Bu bebekler için ‘taburcu’ denmiyor. Prematüre bebekler için ‘mezun oldu.’ diyoruz. Bir öğrencinin mezun olmasındaki anne-baba, öğretmen faktörü gibi yenidoğan yoğun bakım servisinde de ailenin, hemşirenin, doktorun hatta temizlik personelinin çok büyük katkısı var. Her saniyesi çok uzun.”

Read More

Tedem Koleji Erenköy Kampüsü ilkokul öğrencilerinin resim çalışmaları ile 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü Resim Sergimizi okul müdürü İlknur Orakcı, müdür yardımcısı Ahmet Sarıç, görsel sanatlar öğretmeni Tuğçe Kılınç ve Başhekim Yardımcısı Mehmet Çelik eşliğinde gerçekleştirdik.

Atamıza özlem, saygı ve minnetle…

Read More

Kedi alerjisi, evcil hayvan alerjileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Kedilerin özellikler salyalarında, idrar ve terlerinde bulunan proteinler, bazı insanlarda bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olabilir. Kedi alerjisi, evde kedi besleyen kişilerde yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ancak doğru önlemler ve tedavi yöntemleriyle bu durumla başa çıkmak mümkündür.

Kedi Alerjisi Belirtileri

• Burun kaşıntısı, tıkanıklığı, akıntısı ve hapşırma
• Gözlerde sulanma, kızarıklık ve kaşıntı
• Boğazda kaşıntı
• Öksürük, nefes darlığı ve hırıltılı solunum
• Ciltte döküntüler ve kaşıntı (kedinin temas ettiği bölgelerde)
Bu belirtiler, kedilerle temas halinde veya kedilerin bulunduğu ortamda daha belirgin hale gelebilir.

Kedi Alerjisi Tedavisi
Kedi alerjisi için çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Alerjen maruziyetini azaltma, antihistamin ve burun spreyleri gibi ilaçlar, alerji semptomlarını hafifletmede etkili olabilir. Ancak, daha kalıcı bir çözüm arayanlar için alerji aşısı (immunoterapi) önemli ve etkili bir tedavi yöntemidir.

Alerji Aşısı (İmmunoterapi)
Alerji aşısı, kişinin bağışıklık sistemini kedi alerjenine karşı duyarsız hale getirmek için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Aşama aşama ve düşük dozlarda cilt altına alerjen (aşı) enjekte edilerek bağışıklık sistemi alıştırılır ve zamanla alerjik reaksiyonlar azalır. Alerji aşıları genellikle birkaç yıl süren bir tedavi sürecini içerir, ancak semptomları önemli ölçüde azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.

Daha detaylı bilgi almak, Alerji ve İmmünoloji uzmanımızdan randevu oluşturmak için 444 86 82 iletişim numaramızdan ulaşabilirsiniz.

Read More

İyi huylu prostat büyümesi (BPH), erkeklerde yaş ilerledikçe sık görülen ve idrar yapma zorlukları gibi şikayetlere yol açabilen bir durumdur. Prostatın büyümesi, mesane çıkışını daraltarak idrar akışını zorlaştırır ve sık idrara çıkma, gece idrara kalkma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomlara neden olur. BPH tedavisinde çeşitli yöntemler uygulanmakta olup, son yıllarda öne çıkan yöntemlerden biri de Rezum su buharı tedavisidir.

Rezum Su Buharı Tedavisi Nedir?

Rezum, prostat dokusunun küçültülmesi amacıyla su buharı kullanılarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. Bu tedavide, ince bir kateter yardımıyla prostat dokusunun içine su buharı verilir. Su buharı prostat hücrelerine nüfuz ederek, hücrelerin büzüşmesine ve zamanla ölmesine neden olur. Bu sayede prostat küçülerek idrar yollarındaki baskı azalır ve hastaların şikayetleri hafifler.

Tedavinin Avantajları

  • Minimal İnvazivdir: Rezum tedavisi cerrahi bir müdahale gerektirmez ve genel anestezi kullanılmadan uygulanabilir. İşlem, genellikle lokal anestezi veya sedasyon ile yapılır.
  • Hızlı İyileşme Süreci: Hastalar, işlem sonrasında kısa bir sürede normal aktivitelerine dönebilirler. Genellikle hastanede yatış gerektirmez ve birkaç gün içerisinde günlük yaşama devam edilebilir.
  • Cinsel Fonksiyonların Korunması: Rezum tedavisi, diğer bazı BPH tedavi yöntemlerinin aksine, cinsel fonksiyonlar üzerinde olumsuz bir etki yaratmaz. Bu, özellikle cinsel hayatını korumak isteyen hastalar için önemli bir avantajdır.
  • Uzun Süreli Etki: Klinik çalışmalarda, Rezum tedavisinin prostat büyümesi semptomlarını uzun vadede etkili bir şekilde azalttığı gösterilmiştir.
Kimler İçin Uygundur?

Rezum su buharı tedavisi, özellikle ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen, cerrahi müdahaleye uygun olmayan veya ameliyat olmak istemeyen hastalar için ideal bir seçenektir. Prostatın büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörler, tedavinin uygunluğunu belirlemede etkili olacaktır. Doktor tarafından yapılan detaylı bir değerlendirme sonrasında, Rezum tedavisi için uygun olup olmadığınız netleştirilir.

İşlem sonrasında bir süre idrar sondası kullanılması gerekebilir. Bu süre, hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç gün ile bir hafta arasında değişir. İlk günlerde idrar yaparken hafif bir rahatsızlık hissedilebilir, ancak bu şikayetler zamanla azalır. Tedavi sonrası ilk etkiler, birkaç hafta içerisinde görülmeye başlar ve tam iyileşme süreci birkaç ay sürebilir.

İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde Rezum su buharı tedavisi, düşük riskli ve etkili bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Bu yöntem, prostat dokusunu küçültürken yaşam kalitesini artırır ve cinsel fonksiyonları korur. Hızlı iyileşme süreci ve minimal invaziv yapısı sayesinde, birçok hasta için cazip bir tedavi seçeneğidir.

Prostat büyümesi şikayetleriniz varsa ve tedavi seçeneklerini değerlendirmek istiyorsanız, 444 86 82 iletişim numaramızdan üroloji uzmanımıza başvurarak Rezum su buharı tedavisinin sizin için uygun olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Read More

İyi huylu prostat büyümesinde kullanılan yenilikçi ve başarılı bir yöntem: Rezum Su Buharı Tedavisi

Konvektif su buharı enerjisiyle çalışan Rezūm™ Sistemi, su buharında depolanan termal enerjiyi kullanır ve iyi huylu prostat hiperplazisine (BPH) sekonder olan alt idrar yolu semptomlarına (LUTS) neden olan tıkayıcı dokunun bulunduğu prostat bezi bölgesine hedef odaklı ve kontrollü dozlarla enerji uygular.

9 saniyelik tedavilerin her birinde 0,42 ml’lik ısıtılmış steril su buharı kullanılır ve buhar doku boşluğuna hızlı ve düzgün bir şekilde dağılır. Su buharının yoğuşması, depolanan termal enerjinin salınmasına yol açar. Hücre zarları denatüre edilerek hücreler öldürülür, damar düzeni kapatılır, tedavi bölgesindeki alfa adrenerjik sinirlerin denervasyonu sağlanır ve böylece tekdüze ve tahmin edilebilir bir tedavi elde edilmiş olur.

Kesip çıkarılmış bu doku zamanla vücudunuzun doğal iyileşme yanıtı tarafından yeniden emilir, bu da doku hacmini azaltarak üretranın açılmasını ve alt idrar yolu semptomlarının giderilmesini sağlar.

Üroloji Doç. Dr. İbrahim BULDU, iyi huylu prostat büyümesinde tedavi yöntemi olan Rezum su buharı ile ilgili bilgiler verdi.

Read More

Hollanda’da yaşayan ve boyun seviyesinde oluşan omurilik erimesine bağlı yürüyemez hale gelen 56 yaşındaki gurbetçi hastamız, hastanemizde Prof. Dr. Erdal Kalkan önderliğinde geçirdiği omurilik ameliyatıyla iyileşti.

Amsterdam’da yaşayan hastamız, 3 yıl önce ellerinde ve kollarında uyuşma başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklar yaşamaya başladı.

Hastamıza başvurduğu bir hastanede, şikayetlerinin psikolojik olduğu söylenerek antidepresan tedavisi uygulandı. Şikayetleri artmaya devam edince bir başka hastaneye başvuran hastamız orada da sinir sıkışması tanısıyla el bileğinden ameliyat edildi.

Zamanla, yürüyemez, günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelerek tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamını sürdürmeye başlayınca, çareyi Türkiye’de Medova Hastanesi’nde aramaya karar verdi.

Prof. Dr. Kalkan, hastanın muayeneye tekerlekli sandalyede şiddetli ağrılarla ve uyuşmalarla geldiğini söyledi.

Kol ve bacaklarında ileri derecede kuvvet kaybı olan hastanın, boynundan hareketli MR’lar çektiklerini anlatan Kalkan, şöyle konuştu:

“Tetkik sonuçlarında omuriliğin boyun seviyesinde eridiğini gördük. Buna ‘servikal spondilotik myelopati’ denir. Bu hastalık, süreç içinde giderek kötüleşiyor. Omurilikte meydana gelen hasar da geriye dönmez. Son derece tehlikeli ve zamanında müdahale edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Tanıyı koyduğumuz andan itibaren cerrahisini de planladık. Omurilik sıkışıklığını kaldırdık. Omurga kanalını, boynun arka tarafından yaptığımız ameliyatla genişlettik. Mini plak ve vidalar da kullandık.”

Kalkan, ameliyatın ertesi gününden itibaren, hastanın ağrılarında belirgin düzeyde azalma olduğuna dikkati çekerek, “Hastamızı 3-4 gün sonra taburcu ettik. Fizik tedavisine de bir an önce başlamasını önerdik. Hastamız, ikinci hafta kontrolünde artık bize yürüyerek geldi ve yüzü gülüyordu. Birinci ay kontrolüne de son derece mutlu geldi. Belirgin düzeyde iyileşmesi mevcut. 2-3 ay daha fizik tedavi süreci devam edecek.” ifadelerini kullandı.

“Tekrar yürüyemeyeceğimden çok korkuyordum”

Gurbetçi hastamız yeniden ayağa kalkabildiği için çok mutlu olduğunu belirterek, “Hiçbir şey yapamıyordum. Tekrar yürüyemeyeceğimden çok korkuyordum. Doktorum, ‘Birkaç ay daha gelmeseydiniz hiçbir şey yapamazdık.’ dedi. Yeniden hayata tutundum. Her şeyimi artık kendim yapabiliyorum. Çocuklarımla, eşimle, mutlulukla, sevinçle güzel günler beni bekliyor.” diye konuştu.

Medova Hastanesi’nde sağlığına kavuşan hastamıza sağlıklı ve mutlu bir hayat dileriz.

Read More

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), %61 i Afrika olmak üzere 116 ülkeden 100 000 e yakın vaka, şimdiye dek 208 ölüm bildirilmesi ve afrikadan sonra Kolombia, Avustralya, İspanya, İsveç’te de görülmeye başlanan ‘Maymun Çiçeği Virüsü’ (M çiçeği virüsü/Mpox) sebebiyle küresel çapta acil durum ilan etti.

2022’deki ilk salgında ölüm oranının yüzde 1’in altındayken şu anda yüzde 5 civarlarına yükseldi. Türkiye’de ilk kez 2022 yılında bir kişide tespit edilmişti, yeni tip Mpox virüs henüz ülkemizde görülmedi.

BULAŞMA

Ortopoksvirüs cinsine ait bir virüs olup, sincap fare, primat gibi hayvanlar ve insanlardan bulaşır. Uzun süreli yakın temas ile birlikte solunum damlacıklarının yayılması (hapşırma), Yatak örtüsü, bez, battaniye veya kişisel eşyalara temas, Ten teması, Hayvanların salyaları, tırmalaması, ısırması ve virüse sahip hayvanın etinin yenmesi bulaş yollarıdır.

Semptomları genellikle virüsü kaptıktan sonraki 3 hafta (ortalama 6-13 gün)içinde kendini gösterir ve kişi grip gibi mpox belirtilerinden birini göstermeye başladıysa genellikle 1-4 gün sonra cilt döküntüleri gelişir. Hastalık ile ilgili veriler, kişilerin belirtiler başlamadan 4 gün öncesinden, döküntüler kabuklanıp düşene kadar bulaştırabildiğini göstermektedir.

 

Mpox VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Ateş
  • Yüzde, ağız içinde; el, ayak, göğüs, genital bölge, anüste sivilce veya kabarcığa benzer, içi su dolu olabilen döküntü.
  • Halsizlik, baş ve sırt ağrısı
  • Öksürük, burun tıkanıklığı (solunum yolu problemleri)
  • Üşüme ve titreme
  • Yaygın kas ağrıları
  • Ağır formlarda; pnömoni, görme kaybı, sepsis ve ansefalit (beyin iltihabı) gelişebilir.

TANI

Ciltte ortaya çıkan lezyondan alınan örnek doku ile yapılacak PCR (polimeraz zincir reaksiyonu) testi ile maymun çiçeği virüsü teşhis edilebilir. Eğer ciltte yara oluşmadı ise ve buradan örnek alınamadıysa, anal veya rektal sürüntü alınarak da test almak mümkündür.

HASTALIKTAN KORUNMANIN EN BASİT YOLU

1980 öncesinde doğanlar ve çiçek aşısı olanların (ön kol dış yüzde yuvarlak skar izi) virüse karşı (%85) dayanıklıdır.

Maymun çiçeği virüsünden korunmanın en basit yöntemi çiçek aşısı olmaktır.2 doz şeklinde uygulanır.  Tanımadığınız kişilerle cilt temasından ve özel eşyalarını ellemekten kaçının. Virüs taşıyabilme riskine sahip hayvanlara yaklaşmayın. Hasta olan biriyle temas ettiğiniz şüphesine kapıldığınızda en kısa sürede ellerinizi sık sık sabun ve suyla dezenfekte edin. Kişisel hijyeninize önem gösterin.

Eğer kendinizde Maymun Çiçeği Virüsü belirtilerini gözlemliyorsanız derhal bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Read More