Author Ezgi Er

Uykusuzluk; toplumda sık görülen, gün içi yaşam kalitesinin bozulmasına ve ciddi ekonomik kayıplara yol açabilen bir hastalıktır.

Geceleri uyumaktan kişiyi alıkoyan ve bacağınızı hareketsiz tutmanızı zora sokan huzursuz bacak sendromu toplumun büyük bir kısmını etkilemektedir.

Bacaklarda ortaya çıkan huzursuzluk ve hareket ettirme isteği olarak kendini belli eden huzursuz bacak sendromu hakkında bilgiler veren Nöroloji Uzmanı Dr. Aysun Hatice Akça Karpuzoğlu, “Huzursuz bacak sendromu özellikle kişi gece uyur vaziyete geçtiğinde ortaya çıkan, bacaklarda ve nadiren kollarda karıncalanma, sızlama, yanma, batma, ağrı, iğnelenme gibi bazen de tarif edilmesi zor, huzursuz ve rahatsız edici hislerin olması ve buna dayanamadığı için bacakları hareket ettirmek isteğidir. Kişiler bu durumda ayaklarını yıkamak ve masaj yapmak gibi uygulamalar ile durumu tolere etmeye çalışabilir. Çoğunlukla yaşlı insanlarda görülüp bunların %50’sinde genetik bir geçiş görülmekte olduğunu ifade edebiliriz. Beyinde dopamin adı verilen maddenin yetersizliği ya da etkisizliği genellikle sebep olarak görülüyor. Bunun yanı sıra besin değerleri olan demir, magnezyum ve B12 eksikliği sebebi ile de karşımıza çıkabilir” ifadelerini kullandı.

HBS Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır!

Hastalığın tedavisi hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Aysun Hatice Akça Karpuzoğlu, “Kan tetkiklerinde saptanan vitamin ve özellikle ferritin yani demir düşüklüğünün tamamlanması tedavide belirgin yol alınmasını sağlayacaktır. Bütün bunların dışında doktorunuzun vereceği bu hastalıkta etkili kanıtlanmış tedaviler hastalarımızı bu durumdan kurtaracaktır. Huzursuz bacak sendromuna neden olabilecek durumlar şunlardır; demir eksikliği şeker hastalığı, parkinson hastalığı, sinirlerin değişik nedenlerle etkilenmesi (polinöropati), hamilelik huzursuz bacak sendromu bulgularını kötüleştirebilirler. Bu nedenle huzursuz bacak sendromu olan hastalar uyku ilaçlarını bilinçsizce kullanmadan doktoruna danışmaları gerekir. Ayrıca kafein, alkol ve sigaranın yine huzursuz bacak sendromu bulgularını kötüleştirebileceği unutulmamalıdır” dedi.

Read More

Yıllardır süregelen kıymetli bir Konya geleneği olan Şivlilik Gününü, Başhekimimiz Mine Karaman’ın katılımıyla minik misafirlerimize çikolata, şekerleme ve çeşitli hediyeler vererek kutladık. Şivlilik Günü kutlu olsun! 🍬

Read More

Kış aylarında yaşanan prostat şikayetinin yaşam kalitesini etkilediğini ifade eden Üroloji hekimimiz Doç. Dr. İbrahim Buldu, “Prostat büyümesi olan erkek hastaların kış mevsiminde şikayetleri artıyor. Çünkü vücutta soğuktan en çok etkilenen organların başında prostat gelir. Soğuğa maruz kalma durumunda özellikle şikayetler artıyor. Prostat büyümesi olan erkekler, özellikle kış döneminde bazı tedbirler alarak idrar şikayetlerini kontrol altına alabilirler. Hastalarımızda kış aylarında şikayetlerin artması ile birlikte hastanelere başvurular artış gösteriyor. Soğuk havalar birçok hastalığı tetikliyor. Gripten nezlesine birçok hastalığa etki ediyor. Bu sebeple hastalarımızda kış aylarında daha dikkatli ve soğuktan olabildiğince kendilerini korumaları gerektiğini öneriyoruz. Doktor kontrolünde ilaç ve gerekli tedavileri kullanarak bu tarz rahatsızlıklardan kurtulabilirler. İdrar alışkanlığındaki bu tür bozulmalar erkeklerin yaşam kalitesini etkilemektedir.’’ Dedi.

PROSTAT HASTALARI HANGİ BESİNLERİ TÜKETMESİ GEREKİYOR?
Prostat hastalarının tüketmesi gereken besinlere örnek veren Buldu, “Prostat hastalıkları üzerinde etkisi bulunan pek çok meyve ve sebze ile vitamin ve mineral kaynakları bulunuyor. Prostata iyi gelen ve özellikle iyi huylu prostat büyümesi bulunan hastaların tüketmesi gereken besinler şunlar; Brokoli, domates, çilek, ahududu, böğürtlen ve yaban mersini gibi meyvelerin ve balık tüketimini hastalarımıza tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

Read More

Bebek hayali kuran ailelerimizin umut ışığı olan tüp bebek tedavisi ile ilgili, hastanemizde görev alan Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Mustafa Ulusoy, tüp bebek tedavisinde devlet desteğinin şartlarını şu şekilde açıklıyor:

“Kadının 23 yaşından büyük 40 yaşından küçük olması gerekiyor, kadın çalışıyorsa ise kadının SGK 900 gün prim 5 Yıl Sigorta girişinin olması, kadın çalışmıyor ise erkeğin SGK 900 gün prim 5 Yıl Sigorta girişinin olması, 3 yıllık evlilik şartı, başka bir yoldan gebe kalamayacağını kesin elinde rapor olacak, en az 3 sefer aşılama denemiş olacaksın. Bu şartları yerine getirenler de devlet tüp bebek ücretlerinin belli bir oranda hepsini de değil, belli bir oranda ödüyor.”

Tüp bebek tedavilerinde devletin ilk çocuk için destek verdiğini belirten Ulusoy, “İkici kez anne-baba olmak isteyenlere devlet tüp bebek desteği vermiyor. Bu destek sadece ilk çocuk için geçerli. İlk çocukta yapılacak yardımcı üreme yöntemi tedavisi dışındaki yardımcı yardımcı üreme yöntemi tedavilerinde; birinci denemede %30, ikinci denemede %25, üçüncü denemede %20 oranında olmak üzere destekte bulunuyor. Bir de bunun üniversiteden rapor çıkarılması gerekiyor. Üniversite hastanelerinde ve araştırma hastanesinde olduğu için onlarda haklı olarak raporu çıkarırsan tedaviyi burada yapalım. Tüp bebek içinde genellikle özel hastaneler tercih ediliyor. Bu yüzden şu anda maalesef devlet desteği alabilen oranımız çok düşük.” diye açıkladı.

Ek olarak tüp bebek tedavi fiyatlarının sürekli değiştiğini dile getiren Mustafa Ulusoy, “Tüp bebek tedavilerinde fiyat her zaman değişir. Hastanın gebe kalabilmesi için maalesef girdiler çok fazla çünkü her şey dolar bazında alınıyor. En basit iğnesi 300 dolar yani hepsi döviz karşılığında transfer için kullanılan Hepsi dövizle dışarıdan geliyor. Onun için yani fiyatlar kabarık oluyor. İlaç şirketler ilaç fiyatlarını her hafta değişiyor. Biz de maalesef her üç ayda bir fiyatları güncellemek mecburiyetinde kalıyoruz. Eskiden yılda bir yapıyorduk veya iki defa yapıyorduk. Türkiye’deki ortalama bir tüp bebek kliniğinin aldığı 35 ila 40 bin lira civarında para alıyor. Ondan sonrası da ilaç parası. İlaçlarla da beraber baktığında bu nereden bakarsan 70 bin lirayı bulan bir fiyat. Herkesin farklı beden boyuna göre, herkesin kullandığımız ilaç dozu farklı. Ne kadar gideceğini bilmiyorsun ama aşağı yukarı 30 bin lira civarında ilaç maliyeti tutuyor.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.

Tüp Bebek Tedavisi ile ilgili daha detaylı bilgi için Medova Sağlık Bloğumuzda yer alan Tüp Bebek Süreci başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz!  https://medova.com.tr/tup-bebek-sureci/

Read More

Daha öncesinde doğum gerçekleştirmiş olan menopoz dönemindeki hastamız, karın şişkinliği şikâyetiyle hastanemize başvurdu. Gerekli tetkiklerde ise hastamızın rahminde 25×25 cm büyüklüğünde kitle tespit edildi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatih Yılmaz’ın başarılı bir şekilde gerçekleştirdiği operasyonun ardından hastamızın rahmindeki 3 kilogramlık tümör alınarak hastamız sağlığına kavuşturuldu.

Rutin sağlık kontrolleri olası hastalıkların önlenmesinde ve mevcut hastalıkların ilerlemesinin durdurulmasında hayati önem taşımaktadır. Hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sağlıklı bir yaşam diliyoruz.

Read More

vNOTES cerrahi karın boşluğuna karın duvarı yolu ile (açık ya da laparoskopi) değil de, vajinal yolla ulaşılarak yapılan jinekolojik ameliyatları ifade eder. Bir nevi vajinal laparoskopi de diyebiliriz. Vajinal cerrahi ve laparoskopinin avantajlarının harmanlandığı bir cerrahi yöntemdir.

vNOTES ile rahim alma,dış gebelik ve yumurtalık  kisti ameliyatları karın duvarına kesi yapılmadan vajinal yolla yapılabilmektedir.

Standart vajinal rahim alma ameliyatlarının zor olduğu rahmin sarkmamış olduğu olgularda vajinal cerrahiye laparoskopinin avantajlarının eklenmesi ile bu zorluklar da bertaraf edilmekte ve operasyon esnasında cerrahın konforunu artırmaktadır.

vNOTES un açık ve laparoskopik cerrahiye göre avantajları

  • Hastanede yatış süresi daha kısa
  • Ameliyat sonrası daha az ağrı
  • Kozmetik olarak yara izi olmaması
Read More

İleri evre jinekolojik kanser ameliyatları hariç hemen hemen tüm jinekolojik operasyonlar laparoskopik (kapalı) olarak yapılabilmektedir.

Bunlara örnek olarak;

  • Yumurtalık kisti, çikolata kisti ameliyatları
  • Myom alınması
  • Rahim alınması,
  • Rahim sarkması ameliyatları
  • İdrar kaçırma ameliyatları
  • Erken evre jinekolojik kanser ameliyatları ve ileri evre endometriozis operasyonları

Laparoskopik cerrahinin açık ameliyatlara üstünlükleri;

  • Ameliyat esnasında daha az kanama olmakta
  • Ameliyat sonrası daha az enfeksiyon gelişmekte
  • Hastanede yatış süresi daha kısa olmakta
  • İş ve gündelik yaşama dönüş daha erken olmakta ve son olarak ta
  • Kozmetik olarak daha az yara izi kalmaktadır

Geçirilmiş karın içi ameliyat öyküsü ve sayısı ile rahim büyüklüğü laparoskopik cerrahi için bir engel değildir.

Read More

Medova Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği toplantısı, Prof. Dr. Bahar Çolpan moderatörlüğünde ve Prof. Dr. Armağan İncesulu’nun katkılarıyla başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Toplantıya katılan tüm Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları hekimlerine ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Read More

Tıbbi Sekreterler Günü’nde, hastanemizde görev alan değerli tıbbi sekreterlerimizle keyifli bir etkinlikte bir araya geldik. Sağlık takibinde emeği büyük olan her bir tıbbi sekreterimiz adına fidan bağışında bulunarak bugünü ölümsüzleştirdik. Emekleriniz için teşekkür ederiz! 🩺

Read More

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Buldu önderliğinde gerçekleştirilen Medova Üroloji Günleri kursumuzu farklı yerlerden gelen Üroloji Uzmanı misafirlerimiz ile birlikte gerçekleştirdik. 10. Lazer Prostatektomi kursumuzda 80 ve 85 gramlık 2 adet prostata canlı cerrahi ile Mini TUFLEP ameliyat gerçekleştirildi.

Adana’dan katılım sağlayan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Can Şener ile Op. Dr. Cem Şah’a, Konya’dan katılım sağlayan Üroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Taşkapu, Op. Dr. Tezcan Sezgin, Op. Dr. Bilgi İşler, Op. Dr. Halil Demirçakan ve Asist. Dr. Ümit Özdemir’e ve Ankara’dan katılım sağlayan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kazım Ceviz’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Read More